Yüklemeyi Geç

Kaygı Bozukluğu

KAYGI BOZUKLUKLARI

Kaygı nedir?

Bir tehlike ya da uyarı sinyali olan kaygı aslında herkesin zaman zaman hissettiği normal ve yaygın bir duygudur.

Diğer bir değişle dışarıdan zarar gelecek korkusuyla yaşanan ruhsal, zihinsel ve fizyolojik uyarılmaya kaygı adı veriliyor.

Kaygı korkudan farklı bir duygudur.

Kaygı ve korku arasındaki fark nedir?

Belli bir derecede kaygı her zaman insana gerekli olur. Çünkü bu kaygıyı kişi tedbirli olmak şeklinde bir sinyal olarak algılayabilir. Ancak savaş ya da kaç olarak tepki verilen kaygı kişinin günlük hayatındaki işlevselliğini olumsuz yönde etkilemeye başladığı zaman bir sorun olarak kabul edilir.

Kaygı ile korku genellikle birbirine karıştırılmaktadır. Aralarındaki en önemli fark korku, bilinçli olarak tanınan, belirli bir tehlike (genel olarak dış baskı veya tehlike) karşısında ortaya çıkan heyecansal bir tepkidir. “Ben arıdan korkarım” örneğinde olduğu gibi korkunun kaynağını biliriz. Kaygı ise kişi tarafından bilinmeyen, belli olmayan, objesiz tehlikelere karşı verilen heyecansal bir tepkidir, bireyin kendi varlığı için gerekli olan değerlerin, tehdit edilmesi halinin yaşandığı doğal içsel bir durumdur. Korkuda tehdit dışarıdandır, benliğinin bütünü tehlike altında değildir. Kişi tehlikeyi bilir ve bununla uğraşmak için kaçma veya savaşma biçiminde bir davranış gösterebilir ve korku veren durum ortadan kalktığında rahatlar. Kaygı daha genel bir durumdur, korkudan daha şiddetli ve daha uzun sürelidir.

Telefonla sürekli tehdit edilen kişinin bazı ruhsal ve fiziksel endişe belirtileri göstermesi gibi kaygının süresi ve belirtileri içinde bulunan stresli duruma uygunluk gösteriyorsa bir bozukluk olarak kabul edilmez.

Peki Bozukluk dediğimiz kısım nedir?

Anksiyete (kaygı) bozukluğu ise kişinin ruhsal zihinsel ve bedensel işlevselliğini olumsuz yönde etkileyen süresi ve belirtileri içinde bulunan duruma uygunluk göstermeyen çeşitli kaygı durumlarına verilen genel kapsamlı bir tanımdır.

Kişinin kaygıdan dolayı meslek ve aile yaşamında güçlükler ile karşılaşması..

Arkadaş, komşu, tanıdık ve aile üyeleriyle olan ilişkilerinde sorunlar yaşaması

Günün büyük bir bölümünde kişinin aklını olumsuz yönde meşgul etmesi

Kişinin korku ve kaygılarını kontrol altında bulundurmakta güçlük çekmesi ve bu sorunların en az 6 aydır devam ediyor olması durumlarında kaygı bozukluğundan söz edilebilir.

Bu rahatsızlıklar nelerdir? En çok hangileri görülür?

Sosyal ortamlarda endişe hissini arttıran ve kişinin rahatsızlık duymasına yol açan Sosyal kaygı ve sosyal fobi ..

Sınavda performans düşüklüğüne yol açan sınav Sınav Kaygısı..

Hastalanma veya kirlenme gibi endişelerle gelişen obsesif bozukluk gibi durumlar kaygı bozukluğu olarak biliniyor. Yani kaygı birden fazla biçimde ortaya çıkabiliyor.

En sık görülen kaygı bozukluğu ise 1.Panik bozukluğu ve Agora fobi 2. Yaygın Anksiyete bozukluğu 3. Özgül fobiler 4. Sosyal fobi 5. Obsesif kompulsif bozukluk ve 6. Post travmatik stres bozukluğu şeklinde sıralanabilir.

Nasıl belirtiler gösterir?

Aşırı sinirlilik, kalp çarpıntısı, gerginlik, yerinde duramama gibi şekillerde kendisini gösteren kaygı bozukluğu kişide bazen sadece hafif bir rahatsızlık şeklinde kendini gösterebilir. Bazen panik hali yerinde duramama nefes alamama belirli yerlere gitmekten kaçınma gibi şekillerde ortaya çıkabilir.

Bazen de sınav kaygısı gibi durumlarda sindirim bozuklukları gibi bedensel sorunlara, dikkat eksikliği gibi ruhsal sorunlara yol açarak başarısızlığa yol açabilir.

Kaygı bozukluklarında endişe korku kötü bir haber alınacağı beklentisi sinirlilik irkilme aklını kaybedeceği korkusu gerçek dışılık hissi  dış dünyaya yabancılık hissi kendi bedeninin bir parçasına yabancılık hissi kontrolü kaybetme hissi ölüm korkusu gibi ruhsal belirtiler ve titreme ağız kuruluğu soğuk sıcak basması kalp atşında artış nefes alamama yutma güçlüğü baş dönmesi uyuşukluk kas ve göğüste ağrı sinidirm sisteminde sorunlar sık idrara çıkma gibi bedensel belirtiler de ortaya çıkabilir.

Kaygı bozukluğuna neler yol açar?

Aşırı stres, doğal afetler, büyük kazalar, büyük hastalıklar, uyku bozuklukları ve yeme bozuklukları cinsel işlev sorunları, bir yakını kaybetme, ağır hastalık geçirilmesi, büyük acılar yaşama, sevilmeme ve değerli hissetmeme gibi çocukluk travmaları, olumsuz anne baba tutumları, fiziksel ve duygusal şiddete maruz kalma veya şahit olma, aşırı koruyuculuk, fiziksel veya ruhsal istismar veya aşırı baskı kaygı bozukluklarına yol açabilir.

Tedavisi mümkün müdür?

Duygu düşünce veya davranış kalıplarına bağlı oluşan aşırı kaygı ruhsal bir bozukluğa dönüşmeden stresle başa çıkma teknikleri, nefes ve gevşeme egzersizleri, duygusal özgürleşme teknikleri gibi doğal yöntemlerle azaltılabilir ama kaygı bozuklukları psikoterapi ve ilaç tedavisi ile tedavi edilir.

 

 

.